Kimya sanayi tesislerinde proses atık suyu, baca emisyonları ve çalışma alanı hava kalitesi, çevre mevzuatının en sıkı denetlediği konular arasındadır. Yüksek KOİ yükü, fenoller, siyanatlar, VOC bileşikleri ve dirençli organik kirleticiler (ROC) konvansiyonel biyolojik arıtmayla tam olarak giderilemez; bu durumda ileri oksidasyon zorunlu hale gelir.
Proses Atık Suyu: Kimya sanayi atık sularında ozon bazlı AOP (ileri oksidasyon prosesi), fenol ve türevlerinde %95’in üzerinde giderim sağlarken toplam KOİ yükünü %70–90 oranında azaltabilir. Biyolojik arıtma öncesinde ozon ön arıtması, ağır organik yükü parçalayarak biyodegradasyon verimliliğini %30–50 artırır. Türkiye Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ve AB Su Çerçeve Direktifi (2000/60/EC) kapsamındaki deşarj standartlarına uyum, ozon entegrasyonuyla çok daha yönetilebilir hale gelir.
VOC ve Baca Koku Kontrolü: Kimya tesislerinin üretim hatlarından yayIlan VOC, hidrojen sülsür ve organik solvent buharları, hem çalışan sağlığını hem de çevre uyumunu tehdit eder. Baca egzoz hatlarına enjekte edilen ozon, bu bileşikleri doğrudan oksitleyerek koku yoğunluğunda %70–95 azalma sağlar. Kimyasal scrubber sistemlerine kıyasla ikincil kirlilik riski taşımaz; kendi kendine oksijene dönüşen ozon, artık atık akımı oluşturmaz.
Proses Suyu ve Soğutma Kulesi: Kimya sanayinde proses soğutma sularında biyofilm ve Legionella kontrolü, hem üretim güvenliği hem de çalışan sağlığı açısından kritiktir. Ozon, soğutma kulesi suyuna entegre edilerek biyofilm oluşumunu baskılar ve klor tüketimini %70–90 azaltır.